15 Nisan 2016

Yetenek, Yetkinlik, Beceri ve İngilizce

Sen bir gerçeksin 

You are Competent (doğuştan ve sonradan)
Yetkinsin; bilgili ve becerikli; kullanıyorsun da; maaşallah.. :)

You are Skilled (doğuştan ve sonradan)
Beceriklisin, iyi bilgi edinmişsin ve tecrübe etmişsin; bravo.. :)

You have Talent (doğuştan)
Özel yeteneğin var ve kullanıyorsun; herkes yapamaz bunu. pes :)

Sen bir olasılıksın

You have Capability (doğuştan ve sonradan)
Çalışsan yaparsın aslında; hiç kasmıyorsun; tembel misin nesin? :)

You have Capacity (doğuştan)
Daha fazlasını yapabilirsin aslında; sende daha fazlası var; hiç kendini kasmıyorsun.. :)

You have Ability (doğuştan)
Hepimizin olduğu gibi senin de yeteneğin var aslında; neden kullanmıyorsun (Örnek: beyin : ) )

11 Nisan 2016

O Kelimedir Artık Hayat

Bazen yıkılmak ne kelime,
Sözlükte adı bile yoktur düştüğün yerin.
Ama bir kelime yeter sana,
Beklenmedik bir ışıktır,
Tutunup kalkacak bir daldır sana.
Tutarsın ve kalkarsın,
Ve o kelimedir artık hayat.

Sadakatin sınanır defalarca,
Elin dursa aklın,
Aklın dursa, hayalin,
Hayalin dursa, rüyalarında.
Kaçsan kurtulamazsın,
Kurtulsan mutlu olamazsın.
O kelimedir artık hayat.
Anlatsan da anlatamazsın.

11 Nisan 2016  - Kemerburgaz - İstanbul

30 Mart 2016

Stan Getz & Luis Bonfa

Öldürüyor beni bunlar...

Insensatez


Manha De Carnaval



O Morro Não Tem Vez



Menina Moca


24 Mart 2016

Özgür Babacan & İrfan Seyhan

Herşeyiyle, beste, söz, metronom, ton; iki güzel parça.. (eritir)

Özgür Babacan & İrfan Seyhan - Diz Dize


Özgür Babacan & İrfan Seyhan - Kaban Destanı



Bu da her zamanki ağlamalık mendil..


İran Safranı

Elimin uzanabileceği bir yerde duran,
Elimin uzanamayacağı bir şeye bakıp duruyorum,
Saatlerce bakıp duruyorum,
Ama öyle bakıyorum ki,
Ama öyle bakıyorum ki,
Ama öyle bakıyorum ki.
Bir damla gibi düşüyorum aklına yersiz yere,
Dağılıyorum iliklerine,
İran safranı gibi,
Su içinde dağılır gibi,
Her yeri boyar gibi,
Damar damar dolaşıyorum onu,
Utandırıyorum kırmızı ve sessiz,
Ve terletiyorum,
Ve tırmanıyorum tenine,
Ve tüm bedenine yayılıyorum,
Ve tüm vücuduna sarılıyorum,
Ve o sırada ateş basıyor tenini,
Ve buharlaşıyorum amansız,
Ve o bunu biliyor
Ve o bunu seviyor.
Biliyorum.

Elimin uzanabileceği bir yerde duran,
Elimin uzanamayacağı bir şeye bakıp duruyorum.
Saatlerce bakıp duruyorum,
Ama öyle bakıyorum ki,
Ona hiçbir zaman hiçbir kimse,
Çünkü ben ona öyle böyle değil,
Anlatabiliyor muyum?

23.03.2016 - İstanbul - Moda

22 Mart 2016

Giderayak & Hasret

Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak.
Ceylanı kurtardım avcının elinden ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak.

----

Yüzyıl oldu yüzünü görmeyeli,
Belini sarmayalı,
Gözünün içinde durmayalı,
Aklının aydınlığına sorular sormayalı,
Dokunmayalı sıcaklığına karnının.

Yüz yıldır bekler beni bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman, yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta koşuyorum ardından.

Giderayak & Hasret - Nazım Hikmet, 1959


Nostalji

Sözde Şair'in Aşk Hakkındaki Yanılgısı

Ben lisedeyken bir şair: "Birini seviyorsan ve sevdiğin kişi bunu bilmiyorsa sevginin ne anlamı var?" demişti. Bu sözden çok etki...