Algı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Algı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2012

Kazanmak ve Kaybetmek Üzerine - 2

İnsan kaybettiği zaman anlıyormuş elindekinin değerini.
İnsan kaybedince anlamıyor aslında hiçbir şeyin değerini.
Değeri yok ki sahip olduklarının,
Kaybedince değerleniyor her ne ise kaybedilen.
Elde edilince değersizleşiyor her ne ise elde edilen.
Sende olmayan herşey, sende olan herşeyden değerli oluyor.

Kaybedince anlamıyor insan aslında değerini.
Her kaybettiğinde değerleniyor herşey,
Her sahip olduğunda değersizleşiyor.
Kayıpken değerli, eldeyken değersiz herşey.

Kaybettiğimiz zaman üzülmesek diyoruz,
Üzülmeyecek olsak herşeyi kaybederiz,
Üzülmeyiz kaybedeceğimize ve kaybettiklerimize.
Mutlu da olmayız elde edince,
Mutlu olacak birşey olmaz ortada,
Elde edeceklerimize de, elde ettiklerimize de.
Sahip olduklarımıza da, sahip olacaklarımıza da.

Kaybedince üzülmek adettendir, insanlıktandır.
Üzüldüğümüze üzülmemek gerek.
Sahip olunca sevinmek gibi insansı ve yaşamsal,

Kaybedeceğini düşünerek korkmak da aynı,
Sahip olacağını düşünerek heyecanlanmak da.
Tam da hayatın kök denklemi,
O heyecan olmasa, ne az mutluluk yaşar insan.
O korku olmasa ne kalırdı ki elimizde.


İnsan kaybedince anlamıyor aslında hiçbir şeyin değerini. 
Kaybedince değerleniyor her ne ise kaybedilen. 
Elde edilince değersizleşiyor her ne ise elde edilen.

Sadece saf mutluluğa uzanan ellerde kaybetmenin ve elde etmenin anlamı olmuyor.
Sadece saf üzüntünün içindeki yüreklerde kaybetmek ve sahip olmak bir işe yaramıyor.

İnsan kaybedince anlamıyor aslında hiçbir şeyin değerini. 
Kaybedince değerleniyor her ne ise kaybedilen. 
Elde edilince değersizleşiyor her ne ise elde edilen. 

24 Mayıs 2008

Algının Yaşamdaki Evrimi Üzerine

Kazanmak ve Kaybetmek Üzerine isimli makalemde, kaybetmişlik ve kazanmışlık takdirimizin geçici olduğunu, yaşam algımız değiştiğinde, geçmişte yaptığımız seçimlerimizi de farklı biçimde değerlendirebildiğimizi netleştirmiştik. Bir insanın, bir anda, kendini hayatı boyunca kaybetmiş veya kazanmış olarak değerlendirebileceğine de değinmiştik. Bu bağlamda insanın omuzlarındaki yükün kişinin seçimlerini algılayışına bağlı olarak ya ağırlaştığını veya hafiflediğini söylemiştik.

Bu makalemden sonra, arkadaşlarımla yaptığım tartışmalar sonucunda, bu algısal evrimin sadece kaybetmek ve kazanmak için olmadığını, topyekün doğrular ve yanlışlar için de olduğunu farkettim. Bununla da kalmıyor, avantaj ve dezavantajlar için de, fırsatlar ve tehditler için de durum aynıydı.

İnsanın o anki ruh-u haliyesi nasılsa, insan dünyayı nasıl görmek istiyorsa, dünyayı öyle görüyor. Bu bağlamda, olaylar, ortam ve kısa süre önce yaşanan şeyleri baz alarak o anda bir karar veriyor; intahar ediyor, o anda karar veriyor; işinden istifa ediyor, o anda karar veriyor; erken uyumaya karar veriyor, o anda karar veriyor; umursamıyor.

Oysa yaşamın ilerleyen evrelerinde, bir dönem için verdiği o kararın doğru, bir dönem için de verdiği o kararın yanlış olduğunu düşünüyor. Hep bir döngü içinde evrile evrile yaşıyor insan. Seçimler insanı hayatı boyunca takip ediyor ve dönem dönem renk değiştiriyor.

Sanırım yaşamı ilginç ve keyifli kılan şey bu. Yaşamaktan vazgeçenler de bunu bir şekilde algılayamayanlar. Büyük konuşmuş da olabilirim ama böyle görünüyor.

Dinçer Özturan 23.05.2008

25 Ocak 2006

Hisler ve Davranış

Önemli olan, onun size kötü şeyler hissetmesi değil, kötü davranmasıdır. Bunu bilir, bunu yargılar, nihayetinde buna göre karar verirsiniz.

Önemli olan, ona iyi şeyler hissetmeniz değil, gerçekten iyi davranmanızdır. O bunu bilir, bunu yargılar, buna göre karar verir.

Dinçer Özturan, 01.2006

7 Aralık 2005

Seçim

İnsan tüm hayatını yaptığı seçimlerin sonuçlarını anlamakla geçirir. Uzun süren seçim yapmak değil, yaptığınız seçimin sonucunu anlamaktır. Seçim yapmadan önce istediğiniz kadar düşünün; onun sonucunu anlamak bir hayat sürecektir.

Dinçer Özturan, 12.2005

Nostalji

Sözde Şair'in Aşk Hakkındaki Yanılgısı

Ben lisedeyken bir şair: "Birini seviyorsan ve sevdiğin kişi bunu bilmiyorsa sevginin ne anlamı var?" demişti. Bu sözden çok etki...