Tanrım, beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştir ve kalbimi dinlendir.
Zamanın sonsuzluğunu hatırlat,
Bu telaşlı halimi dengele.
Günün karmaşası içinde,
İçime sonsuza dek yaşayacak o dağların ve tepelerin sükunetini sal,
Yüzümdeki ve sinirlerimdeki gerginliği,
Uzakta sürekli akıp duran nehirlerin sesiyle yıka.
Zihnimi çiçek kokusu ve çocuk sesleri ile doldur.
Tanrım, beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştir ve kalbimi dinlendir.
Bir kediyi okşamak için durmayı hatırlat,
Bir çiçeğe bakmak için yavaşlamayı hatırlat,
Kuş seslerini dinlemek için gözlerimi kapamayı hatırlat,
Hergün bir kitaptan birkaç satır okumayı hatırlat,
Balık avlayabilmeyi,
Huzurla hülyalara dalabilmeyi hatırlat.
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Yarışı her zaman hızlı koşanın bitirmediğini,
Yaşamda hızdan ve telaştan çok daha önemli şeyler oldugunu hatırlat.
Heybetli meşe ağaçlarını hatırlat,
Dalların arasından yukarıya bakmamı sağla,
Güçlü olmak için zamanın vazgeçilmez gerekliliğini hatırlat.
Beni yavaşlat Tanrım,
Beni yavaşlat;
Aklımı ve yüreğimi geçicilerden kurtar, gerçek değerleri hatırlat.
Bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret,
Değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için sabır,
İkisi arasındaki farkı bilmek için akıl,
Unuttuğumda bana hatırlatacak dostlar ver.
Dostlarımın ve ailemin koşulsuz sevgilerini hatırlat.
Tanrım, beni yavaşlat.
Aklımı sakinleştir ve kalbimi dinlendir.
(Hitit duası diye bir metin okudum. Ondan esinlenerek kendime bir dua yazdım.)
Yaşamın Kuralları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşamın Kuralları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Nisan 2014
20 Eylül 2012
Vicdan
Vicdanın hangi gözünü kör etsen, o göz ölene dek görmüyor.
Körelen vicdanı zaman iyileştirmiyor.
Vicdanından bir kere vazgeçtin mi, bir daha geri gelmiyor.
Ruhun ve kalbin onun varlığını unutuyor.
Ruhun ve kalbin onun yokluğuna alışıyor.
Bir daha ki muhakeme anında onun yakınından bile geçmiyor.
Vicdanın hangi gözünü kör etsen, o göz ölene dek ağlıyor.
Küsüyor, susuyor, konuşmuyor.
Annenin, babanın ve senin dantel gibi işlediğin,
Yıllarca uğraşıp var ettiğin vicdanın,
Bu ahmakça ihaneti unutmuyor.
Fedakarlık edip onu dinlediğin tüm anların hatırına,
Geri dönmüyor, görmüyor ve susuyor.
Bozulmuş bir süt gibi ne yapsan düzelmiyor.
Vicdanın hangi gözünü kör etsen, o göz ölene dek görmüyor.
Körelen vicdanı zaman iyileştirmiyor.
Vicdanından bir kere vazgeçtin mi, bir daha geri gelmiyor.
Ruhun ve kalbin onun varlığını unutuyor.
Ruhun ve kalbin onun yokluğuna alışıyor.
Bir daha ki muhakeme anında onun yakınından bile geçmiyor.
Vicdanın hangi gözünü kör etsen, o göz ölene dek ağlıyor.
Küsüyor, susuyor, konuşmuyor.
Annenin, babanın ve senin dantel gibi işlediğin,
Yıllarca uğraşıp var ettiğin vicdanın,
Bu ahmakça ihaneti unutmuyor.
Fedakarlık edip onu dinlediğin tüm anların hatırına,
Geri dönmüyor, görmüyor ve susuyor.
Bozulmuş bir süt gibi ne yapsan düzelmiyor.
Vicdanın hangi gözünü kör etsen, o göz ölene dek görmüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Nostalji
Sözde Şair'in Aşk Hakkındaki Yanılgısı
Ben lisedeyken bir şair: "Birini seviyorsan ve sevdiğin kişi bunu bilmiyorsa sevginin ne anlamı var?" demişti. Bu sözden çok etki...
-
Günün Kelimesi: Mert Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: İngilizce'deki Mortal (Ölümlü) kelimesi ile Mert aynı kökten geliyor. ...
-
Günün kelimesi: Risk Risk kelimesinin kökeni Arapça'da "kaderde olan nimet" anlamına gelen "rizk" kelimesinden gel...
-
Çevrenizde her gün saatlerce yalnız kalmaya ihtiyaç duyan kimse var mı? Sadece duygular ve düşünceler hakkında sakin sohbetler yapmayı seven...